banner94

YUKARIDA BİR AY VAR

Türkmen çocukları, ne zaman teşekkül ettiği ve ne zamandan beridir söylenip geldiği bilinmeyen bir sözlü anlatım geleneğini, her Ramazan ayının başlangıcında (Orucu kalkılacağı ilk günün akşamı) ve sonunda (Arife akşamı) ev ev dolaşarak, her yıl yeniden gündeme getirirler.

YUKARIDA BİR AY VAR

Türkmen çocukları, ne zaman teşekkül ettiği ve ne zamandan beridir söylenip geldiği bilinmeyen bir sözlü anlatım geleneğini, her Ramazan ayının başlangıcında (Orucu kalkılacağı ilk günün akşamı) ve sonunda (Arife akşamı) ev ev dolaşarak, her yıl yeniden gündeme getirirler.

uğur demirbaş
uğur demirbaş
01 Haziran 2016 Çarşamba 00:08
1015 Okunma
 YUKARIDA BİR AY VAR
 YUKARIDA BİR AY VAR

(Yokarda Bir Ay Bar…) 

                            

Yusuf AKGÜL

 

     Türkmen çocukları, ne zaman teşekkül ettiği ve ne zamandan beridir söylenip geldiği bilinmeyen bir sözlü anlatım geleneğini, her Ramazan ayının başlangıcında (Orucu kalkılacağı ilk günün akşamı) ve sonunda (Arife akşamı) ev ev dolaşarak, her yıl yeniden gündeme getirirler.

     Gruplar halinde bir araya gelen çocuklar, sahura kalkacağını bildikleri Türkmen ailelerin kapılarını çalarak, bir “Ya Ramazan” manisi söyleyip bir hediye beklerler.

     Bu hediye para (manat), şeker, mendil veya herhangi bir yiyecek maddesi olabilir.

     Belirli bir ezgiyle söylenen bu çocuk şiirinin Türkmencesi şöyledir: (bir bölümü)

 

“Oraza geldi hay bilen,

  Bir melece tay bilen.

  Tayın batga batanda

  Çıkardık hay hay bilen.

 

  Yokarda bir ay bar

  Ucı gızıl yay bar.

  Pigamberin saçagında

  Bize goylan pay bar.

 

  Gapınızda toy bolsun

  Az berenin gıyzı bolsun

  Köp berenin oglı bolsun

  Omin…”

 

( Oraza: Ramazan, Melece: Doru, Batga: Batak, Yokarda: Yukarıda, Ay bar: Ay var, Ucı kızıl: Ucu kızıl, Saçak: Sofra, Goylan: Koyulan, verilen, Beren: Veren, Gıyz: Kız, Köp: Çok, Oglı: Oğlu, Omin: Amin )

 

      Önceleri sadece Türkmen ailelerin yaşadıkları evlere gelerek bir şiir parçasını söyleyip hediyeler bekleyen Türkmen çocukları, daha sonraları, bağımsızlıklığın ilanıyla birlikte Türkmenistan’da yaşamaya başlayan “Türk” ailelerin de kapılarını çalmaya başladılar.

 

      Ramazan ayının başladığını ve bittiğini duyuran bu küçük habercilerle, ilk

defa 1995 yılında karşılaştım. Sayıları 5-10 kişi idi. Türkmenistan’ın başşehri Aşkabat’ın Hüdayberdi caddesindeki kiralık evimin kapısını hiç beklemediğim bir anda, yukarıdaki Ramazan manisiyle çalan çocuklar gözlerimi yaşartmış, mihmanım oluvermişlerdi.

      Ramazan habercisi çocukların sayısı 1995’ten bu yana her geçen yıl arttı.

      Aşkabat’ta geçirdiğim son (1999) Ramazan ayında, Mir 4’te oturduğum ev adeta çocukların istilasına uğramış, onlara vermekten ne cebimde Türkmen manatı, ne de dolapta tatlı- şeker kalmıştı. Grupların sayısının onbeşten fazlasının hesabını tutamamıştık.

     Sanıyorum yaklaşık 100 çocuk, sahura kalkacağımız ilk gece, kaldığımız apartmanı çınlattı. Ailece şaşırıp kaldığımız ve hazırlıksız yakalandığımız için hediye yetiştirememiş ve bir kısmına ertesi gün gelmelerini söylemiştik.

      Önceleri Çarlık Rusya’sının kuklalarına, sonra da Sovyetlerin uşaklarına karşı büyük bir sabır ve direnç göstererek “Emanet”i günümüz nesillerine ulaştıran Türkmen yaşlılarının (Türk lehçesinde, yaşıulu) yanı sıra, emaneti teslim alan Türkmen çocuklarının da, ürettikleri nazım örnekleriyle bu hizmette çok büyük bir katkı sağladıklarını vurgulamalıyız.

      Bağımsızlık sonrası Türkmenistan’da, önce Kurban Bayramı (1993), sonra da Ramazan Bayramı için resmi tatil uygulandı.

      Sovyetler devrinde Türkmenler, dini geleneklerini gizlice sürdürmüşlerdir. Hıristiyan ahalinin Aşkabat 30. Mikrayon semtindeki kilisesi hep faal idi ama yüzde 90’ı Sünni Müslüman olan ahalinin, Aşkabat merkezde serbestçe ibadet edebileceği bir mescit bile yoktu.

      Türkmenler Sovyetler devrinden ta bağımsızlıklarını ilan ettikleri 1991 yılına kadar inançlarını hep yüreklerinde saklayıp getirdiler.

      İşte, Aşkabat Türk İlahiyat Lisesi öğrencisi İlaman Babayev’in kendi obasında tespit ettiği iki Ramazan manisi:

 

 “Oraza ayları gelende-geçer

  Muhammet atını münende, gaçar

  Ayın on dördünde yalkımın saçar

  Muhammet ımmatından Ya Ramazan.”

 

“Esselam-aleyküm yatan kişiler

  Kirpiğni kirpiğne gatan kişiler

  Otuz gün oraza tutan kişiler

  Ya Muhammet Ya Ramazan…”

 

     Türkmenistan’da 21. yüzyıl, bağımsızlıkla birlikte Bayramlarla karşılandı. Sovyetler Birliği devrinde bayramı bile yaşamayan Türkmenler, bugün ülkeyi dolduran yüzlerce yeni camide, bu mübarek günleri hürriyet içinde idrak ediyorlar.

 

      2000 yılının ilk Kurban Bayramında, Türk Diyanet Vakfı’nın katkılarıyla kurulan Aşkabat Ertuğrul Gazi Caminde bir araya gelen Türk ve Türkmen kardeşler birlikte şükredip, Allah’a el açarak niyaz kılmışlardı.

      Ben Türkmenistan’dan döneli aradan tam 15 yıl gelip geçmiş...

      Orucun ilk gecesi veya Arife akşamı yine Türkmen çocukları gruplar halinde evleri dolaşarak “Ya Ramazan” manileri söylerlerken; ben, bu kez Türkmenistan’dan binlerce km. uzakta Türkiye’de  geceleyin “Yukarıdaki Ay”a bakıp, gara gözlü yeğenlerimi hatırlayacağım. Ve onların gelmelerini, Ramazan manisi söylemelerini bekleyeceğim.

      Onlarsız geçirdiğim bu Ramazan bayramında, Yabanabat diyarında Kızılcahamam gecelerini seyredip, “Köpet Dağı” niyetine “Aluç Dağı”nı düşünmek zor olacak…

      Belki de bir yolunu bulur ve Ramazan Bayramına, onlarla birlikte mani söyleyerek, Türkmenistan’da girerim…

 

      Kim bilir!

 

Son Güncelleme: 01.06.2016 00:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yılmaz karaçam 2016-06-01 17:05:08

yusuf abi s.a çok iyi konuya deyinmişsin abi eline yüreğine sağlık allah cc. yolunu açık eylesin..ayrıca ramazanı şeriflerin hayırlara vesile olsun.

Avatar
hamdi 2016-06-03 23:52:30

güle, güle yokluğun hissedilmeyecek.

banner89

banner83

banner26