Kızılcahamam’da RES Tartışması: Köylüler Rüzgar Türbinlerine Karşı Çıkıyor
Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde yapılması planlanan Sürmeli Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesi, bölge halkının tepkisini çekti.
Konuyla ilgili Kızlcahamamlılar derneği Başkaı Beyhan Sarı Açıklamalarda bulundu.
Ankara’nın birinci derecede öncelikle koruma altına alınması gereken habitat alanlarından biri olan bölgelerimize yapılan ve yapılması planlanan enerji yatırımlarına yönelik haklı tepkiler artmaktadır.
Daha önce de Yukarıkese Köyü yayla mevkisine, Çerkeş orman sınırlarına yapılan rüzgâr türbinleri; Ardıç ve Karataş mevkileri ile şimdi yapılması planlanan bölgemiz, doğal yaşam ve ekolojik denge açısından Ankara’nın ve bölgemizin akciğerleri ve su kaynağı olan en önemli alanlardır.
Bu nedenle bölgemize yapılacak bu yatırımları son derece yanlış bir alan seçimi olarak görüyoruz. Bu proje, her açıdan önem arz eden bölgemizde çevreye ve doğaya vurulacak büyük bir darbe niteliğindedir.
Aynı bölgede, Ardıç mevkiinde güneş enerjisi sistemleri projeleri de gündeme gelmiş; gayretlerimizle, ilgili bürokratlar, sayın bakanlarımız ve siyasi büyüklerimizle yapılan istişareler sonucu çevreye vereceği olumsuzluklar haklı görülmüş, bölge seçiminin uygun olmadığı gerekçesiyle gösterilen tepki ve haklı itirazlarımız sonucunda iptalinin sağlandığı malumunuzdur.
Bu nedenle rüzgâr türbinleri, ölçümleri yapılarak uygun görülen, genellikle geniş ve açık alanlara yerleştirilmelidir. Bu alanlara yapılması; doğal, meteorolojik ve ekolojik dengeleri olumsuz etkileyeceği gibi bölgemizdeki hayvancılığı da olumsuz etkileyeceği aşikârdır. Bu, tartışılmaz bir tespittir.
Türbinlerin inşaatı ve bakımı için geniş alanlara ve yollara ihtiyaç duyulmaktadır. Bunu Karataş mevkiinde gördük ve yaşamaktayız. Bu durum, yerel ekosistemlere, doğal dengeye, orman yapısına ve doğal döngüye olumsuz müdahale anlamına gelmektedir.
Ankara’mızın su kaynağına ve akciğerlerine adeta bir kanser hücresi enjekte edilmektedir.
Bu bakir doğal alanlarda sıcaklıkların 1 santigrat derece artması bile yağışları ve doğal dengeyi olumsuz etkilemeye yeterlidir.
Enerji savaşlarının hâkim olduğu günümüzde bizler yerli üretime ve millî enerjiye karşı değiliz. Devletimizin bu tür önemli yatırımlarını destekliyoruz; ancak yer seçimleri tek taraflı değil, çok yönlü araştırmalar yapılarak belirlenmelidir.
Bölgemizle ilgili bu hususlardaki bilimsel raporlar ve tespitler; daha önceki benzeri projelerin bölgemizde iptalini sağlayan bölge halkımız ve muhtarlarımız tarafından verilen dilekçe ve raporlar, Tarım ve Orman Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Büyükşehir Belediyemizin ve Ankara Valiliğimizin ilgili birim ve kuruluşlarında mevcuttur.
Dünya genelinde su sıkıntısı, iklim değişikliği ve doğal dengenin bozulmasından kaynaklanan sorunlar ortadayken; böyle bir habitatın bulunduğu bölgemizde, ekosistemi ve biyolojik çeşitliliği olumsuz etkileyecek yatırımların çok yönlü istişare ile ortak akılla incelenmesi ve değerlendirilmesi büyük önem arz etmektedir.
Ormanlar bir ülkenin en önemli değeri ve varlığıdır.
Bu değerli habitatların bozulmasıyla ekolojik dengenin zarar görmesi; küresel ısınma, iklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı ve su kaynaklarının azalması gibi sonuçlara yol açarak çölleşmeye, su ve hava kirliliğine neden olacaktır. Ayrıca tarımsal faaliyetlere ve hayvancılığa zarar vererek doğal afetlere ve orman yangınlarına zemin hazırlayacaktır. Bu durum bilimsel raporlarla da tespit edilmiştir.
Rüzgâr türbinlerinin dünya çapında bilimsel olarak tespit edilmiş zararlarını, çevresel etkilerini; bu etkilerin doğaya, doğal yaşama, araziye ve bölgedeki insanlara verdiği olumsuzlukları ve kimyasal ile görsel etkileri bir tarafa bıraksak bile, bu habitata kurulma ve işletme esnasında arz ettiğimiz tespit ve hususlar, ilerleyen zamanda geri dönüşü olmayan felaketler zincirine sebep olacaktır.
Şu anki hususlarla ilgili ilçemizde, ilçe yöneticilerimiz ile birlikte bizler; devletimizin yapacağı bu ve benzeri enerji ve tabii kaynak yatırımlarına karşı değiliz. Bölge ve alan seçimi ile ilgili bu hususu ilgili birimlerle düzgün bir üslup ve adapla istişare edip takip edecek ve olması gerektiği şekilde sonuçlandıracak bilgi ve birikime sahip; yöneticilerimiz, yöremizin yetiştirdiği bürokratlarımız, siyasetçilerimiz, muhtarlarımız, sivil toplum örgütlerimiz, iş insanlarımız ve birbirinden değerli hemşehrilerimiz ile devlet büyüklerimiz hamdolsun mevcuttur.
Dışarıdan, harici şekilde konuya müdahil olan; provokatif paylaşımlar yapan, hakarete varan, içi boş üsluplarla hareket eden hiçbir kişi ve sivil toplum örgütü ile ilgimiz yoktur. Kapımız bu tür yaklaşımlara kapalıdır.
Ne yapılırsa yapılsın “istemezük” anlayışıyla yapılan; bölgemiz ve sözde bizler adına dile getirilen üslupsuz ve hakaret içeren paylaşımları ve söylemleri reddederek kınıyor, hemşehrilerimizi bu konuda daha duyarlı ve hassas olmaya davet ediyoruz. Bu konunun, kendi içimizde; devlet kurumlarımız ve bölgedeki hemşehrilerimiz ile birlikte, olması gerektiği şekilde el birliğiyle devlet millet olarak hayırlı bir neticeye ulaştıracak bilgili insan kaynağımız mevcuttur.
Bu itibarla;
08.04.2026 Çarşamba günü saat 11.30’da Eğerlibaşköy Köy Konağı’nda yapılacak toplantıda bu hususlar ele alınacaktır. Bölgemiz için verilecek ÇED raporu büyük önem taşımaktadır. Toplantıya muhtarımızın, köy dernek başkanlarımızın ve ilgili köy halkımızın katılımı; dışarıdan müdahale ederek konuyu farklı yönlere çekmek isteyenlere, provokatörlük yapacaklara fırsat verilmemesi ve haklı gerekçelerimizin uygun bir üslupla dile getirilmesi açısından önemlidir.
Toplantı sonrası alacağınız karar neticesinde göre;
Bizler de bu hususta, sorumluluğumuz gereği; memleket ve hizmet sevdalısı bir hemşehriniz olarak değerlerimize sahip çıkarak, her zaman olduğu gibi bu önemli konuda da ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla istişare ederek konuyu değerli devlet büyüklerimize arz edecek ve sürecin takipçisi olacağız.
Bilgilerinize saygılarımla arz ederim.
Kızılcahamamlılar Derneği Genel Başkan Beyhan Sarı
