N'OLACAK BU EKONOMİNİN HALİ (1)
"Ben ekonomistim" diyecek durumda değilim. İşin doğrusu para konuları pek de kafa yorduğum meselelerden değildi. Misal, Gaziosmanpaşa Adliyesinde Komünist sayılabilecek Baro Odası çalışanı bir arkadaş, aşağı yukarı 20 sene önce bu konulardan bahsederken bana "Para meselesini napacaksın?" diye başlayıp devam eden bir soru sormuştu da, bu soru benim kafamda şimdiki anladığım şekliyle hiç bir etki yapmamıştı. Klasik İslamcı ezberlerle geçmiş bir gençlik. "Milli Görüş, Adil Düzen gelecek zulüm bitecek" sloganları.. Sezai Karakoç'un "İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü" adlı incecik kitabını herhalde en az 35 sene önce okumuşumdur. Muhakkak çok beğenip etkilenmiştim. Bu kitabı yaklaşık 10 sene önce tekrar okuduğumda, romantik ve yavan gelmişti bana. Derin ekonomi okumalarına fırsatım olmadı. Ama son 10 yıldır, YouTube'da ekonomi ile ilgili videoları yoğun bir şekilde izledim, belki makaleler, yazılar, birkaç kitap okudum, düşündüm, 30 yıllık avukatlık görmüşlüğüm, şu bu neyse artık bende bir ekonomi perspektifi de oluşturdu.
Yani şimdi bana "Para meselesini n'apacaksın?" diye sorulduğunda, soruyu, sorunun önemini arka planını anlayacak kadar bir şeyler bildiğimi sanıyorum. Bu soru benim için anlamsız ve anlaşılmaz değil artık. Şöyle bir misal de var kafamda: Tansu Çiller zamanında yaşanan kriz ve Dolar Mark Patlaması sırasında, babamla dükkandan çıkıp gelirken, babam "Dolar Mark 2-3 katına çıkmış diyorlar olur mu öyle şey?" diye sormuştu ben de "olmaması lazım" gibi bir şey gevelemiştim. Bak bu hatıra aklıma gelince, o tarihlerde Mustafa Özel'in çıkardığı "İktisat ve İş Dünyası" adlı dergiye abone olup takip ettiğim de aklıma geldi. Ama kafamda ekonomiden daha çok Jeopolitik konuları vardı. Wallerstein'i Mustafa Özel'den öğrendim, o kesin, ama ekonomiyle ilgili sade vatandaş kadar bir müktesebatım vardı. Neyse, boştum, birazcık doldum..
10 hatta 7-8 sene öncesine kadar Merkez Bankası politika faizi nedir? Nasıl oluyor da oluyor? Hiç bilmezdim, ilgilenmezdim. Borsaya yatıracak kadar param hiç olmadığı için (aslında olmuştur, daha çok gündem ilgi bilgi dışı oluşundan) 3-4 sene öncesine kadar borsa da nasıl oluyor da oluyor? BİST 100 kaç? Hiç bilmezdim.
Son 10 yılda pişmiş tavuğun başına gelmeyecek, çölde kutup ayısına parçalanmak gibi olaylar hepimize bir şeyler öğretti.. ben de bir şeyler öğrendim..
Çok sık tekrarlanan "Ak Partinin ilk 10 yılı çok başarılıydı, ekonomi çok iyiydi, son 10 yılı çok kötü." gibi bir kanaat ve söylenti var. Ne kadar doğru gibi değil mi? Gerçeklere tamamen uygun. Yaşayıp gördüğümüz bir şey. Son 10 yılda bazı sektörlerde 40 kata en az 20 kata kadar ulaşan enflasyon yaşandı. Sonra hükumetin emekli/maaş politikasının savunulacak bir tarafı yok. Kira artışları bir gayrimenkul krizinin neticesi, 20 yıllık bir iktidarın hiç olmazsa, şimdiye kadar temel insan ihtiyacı olan barınma ve beslenme, Konut ve Gıda sektörünü, kriz, spekülasyon ve rant alanı olmaktan çıkarabilmiş olması gerekirdi. Ama değil. Yani eleştirimiz baki ama "Ak Partinin ilk 10 yılı çok başarılıydı, ekonomi çok iyiydi, son 10 yılı çok kötü." söylemi bir safsata, demagoji, bel altından vurma, ofsayt.. Peki nasıl oluyor da oluyor? Bir şey hem inkar edilemez somut gerçeklik olurken nasıl oluyor da safsata olabiliyor?
Çünkü meselenin aslı her halükarda hangi zaman ve zeminde, hangi konjonktürde olduğunla ilgilidir. . Zina ile Cima aynı eylemdir. Ama biri sevap biri günahtır. Bir savaşta dün korumak ve ele geçirmek için öldüğün köprüyü, ertesi gün yıkıp yok etmek için ölürsün. Bu nedenle zaman ve zeminin tahlili ile değerlendirilmesi yapılmadan her türlü olgu eleştirisi veya övgüsü safsatadan başka bir şey değildir.
Evet ekonomi kötü, bizi bunaltıyor, evet son 10 yılın, son 5 yılında kronik ve geçimlik ekonomiye sahip vatandaşı ezip tüketen derecede zor berbat günler geçirdik geçiriyoruz.
Ama iktidarın ilk 10 yılında çok iyiydi de şimdi çok kötü veya satıp satıp her şeyi bitirdiler, üretim yok tarım öldü, borç ayyuka çıktı, 128 Milyar doları bitirdiler nerede bu 128 milyar dolar? Bankaların içini boşalttılar, her şeyi yandaşa peşkeş çektiler, üretim yok tarım hayvancılık bitti, tüm zamanların en kötüsü, hep daha kötü oluyor, kendileri yiyor da başkaları yapınca kıyamet kopuyor, falan filan feşmekan hep şikayet hep şikayet, hep kıyamet hep kıyamet.. İşte bunlar aşırı ve haksız yorum, safsata, demagoji, gerçek dışı iddialar..
Yani biz şu son 5 yılda tüm zamanların en kötüsü ekonomik zorluklarla karşı karşıya gelmiş değiliz. Durum söylendiği kadar kötü değil. 128 Milyar Dolara ne olduğu belli buhar olup uçmadı eriyip akmadı. Evet sıkıntı ve refah kaybı var, evet emeklilerin yeterli gelir artışı sağlanamadı.. Ama işler söylendiği kadar kötü değil, hele tüm zamanların en kötüsü hiç değil. Memur ve işçi çalışanlar Ak Parti iktidarında kovuştukları nispi ve kısmi refahı hepten kaybedip, altına düşmediler, ekonomik belirsizlik ve istikrarsızlık, Ak Parti iktidarından önceki şartları bile aşan bir kötülük seviyesinde değil. Türk parası eriyip tükenmedi.
İnşallah bir kaç yazı ile savunduğum durumu izah etmeye çalışacağım. Sizi düşündürmek için şimdilik 2 durumu hatırlatayım.. Ben mesleğe başladığım 1996'dan Ak Parti iktidarına kadar (Gogıllayınca görüyoruz) reeskont avans faizi %100'leri aştığı zamanlar oldu. İcra takiplerinden .. % 84 faiz gibi oturmuş, yerleşik bir bilgi var zihnimde.. Sonra 1980 yılında Dolar kuru yıl ortalaması 64-65 Liraymış, 2003 yılında bu rakam ortalama 1.493.000,00- 1.500.000,00-TL aralığında bir değere ulaşmış.. 2003 yılından bu yana ise dolar kuru, 1,50-TL'den bu gün itibariyle 23 yıllık aynı zaman aralığında 44,46-TL olmuş.. Faizler bu süreçte en fazla son 2 yılda %40-45 oldu.. Yani durum bu kadar basit, açık seçik, ayan beyan..
Son 5 yılda yaşadığımız enflasyon dalgasından en çok zarar gören meslek grubu avukatlardır. Çünkü avukatın işi uzun vadelidir. Benim 15 Temmuz sonrası girdiğim 2 FETÖ dosyası hala Yargıtay'da. Biri Yargıtay kararı ile kesinleşecek, diğerini daha Yargıtay bozacak da mahkeme yeniden dosyayı ele alacak da beraat kararı verecek de. Aldığımız paranın zerresi hücremizde bile kalmadı. Ama hala bir dosyada 5 senelik iş var. Adli Yardım dosyalarında devlet zaten gerekli evrakları verdikten bir sene sonra ödeme yapıyor. Benim en son aldığım dosyalar "ha bugün ha yarın, zaten bir sene sonra ödeme yapıyorlar" derken parası eridi gitti, ben de lanet ettim hala evraklarını teslim etmedim.
Bu süreçte yaşadığımız sıkıntı karşısında ben 1980-2002 arası dönemi düşünerek hayretler içinde kaldım. Biz bugün sebebi belli bu ekonomik problemden bu kadar bunalıyorsak, 1980-2002 arası dönemi nasıl yaşayabildik hayret ediyorum. Acaba kaçımızın babasının aldığı döviz borcu bir gecede 3 katına çıkıverdi?
Bundan sonraki yazıda son 10 yılda başımıza gelenlere, somut hepimizin bildiği hangi olayların etki ettiğinden ve AKP'nin ilk 10 yılındaki ekonomik performansın aslının ne olduğundan bahsedeceğim. Eyvallah.
