Kategoriler

Yöremizden Dünyaya.. Soguksuhaber.com

Cumadan Cumaya Hasbihal AYRILIK SEVDAYA DAHİL

"AYRILIK SEVDAYA DAHİL" DE 
    KAVUŞMAK SANKİ DEĞİL...

    Gogıllamak diye bir şey var artık.  Geçen gün bir vesile ile kendimi Gogılda aradım. Soğuksu Haber'deki yazımı buldum. Sordum soruşturdum, site yaşıyormuş. Eski yazılarımdan 21 Mart 2014-19 Nisan 2014 arası yayınlanmış 5 yazım sitede duruyor. Onları tekrar okudum. 21 Mart tarihli yazıdan önceki yazıyı hatırlıyorum ama nedense sitede yok. Sonra aralıklarla KızılcahamamHaber'de de yazdığımı hatırlıyorum. Orayı kontrol ettim, kendimi bulamadım. Atılım diye bir site vardı, orada da birkaç yazım olması lazım, ama o site sanki yok olmuş. Ama Soğuksu Haber beni korumuş, saklamış. Okunsa hala okunabilir 5 yazı orada duruyor. 12 sene geçmiş. Bir çocuk ömrü kadar. Doğdu, yürüdü, konuştu, okula gitti, okumayı öğrendi, ilkokulu bitirip, Ortaokula başladı. Çok uzun bir süre. Ama insan yaş aldıkça zamanın nasıl geçtiğini bilemiyorsunuz. Bende bilmiyorum bu 12 sene nasıl geçmiş. Sadece geçirerek herhalde.

    Son yazılarımda sanki bir veda havası var. Bu veda bana "Ayrılık Sevdaya Dahil" dedirtti. Baktım Attila İlhan'ın bir şiiriymiş, okudum geçtim. Aynı zamanda kitap adı. Bundan aklımda yer etmiş. Bir TV dizisine de ad olmuş, ama hiç seyretmedim. "Ayrılık Sevdaya Dahil de Kavuşmak Sanki Değil" dedim, çünkü yeniden yazmaya heves ettim.  Heveslerle yaşıyorum. Kursağımda kalmış bir sürü hevesle bu yaşa erdim. Hevesim kolay kaçıyor artık. Hevessiz ve sanki nefessiz aylar yıllar geçiriyorum. Sonra yeniden hevesim geliyor. Böyle böyle ömür geçip gidiyor.

    Şair "Ayrılık Sevdaya Dahil Çünkü ayrılanlar hala Sevgili" diyor. Severek Ayrılalım  diye Orhan Baba'nın bir şarkısı var. Onu da dinledim. 
     
Bıraktım kaderime
Aşkımızın sonunu
Aradım bulamadım
Mutluluğun yolunu
Yoruldum koşa koşa
Her ümidin peşinden
Kırıldı ümitlerim
Bu sonsuz bekleyişten

Bırak artık kaderimle
Kendi halime beni
Vazgeçelim bu sevgiden
Unutalım her şeyi
Severek ayrılalım
Aşka hasret kalalım
Eğer mutlu olursak ah
Yeniden barışalım
Yeniden barışalım

Sevmemiştim kimseyi
Seni sevdiğim kadar
Çekmemiştim kimseden
Senden çektiğim kadar
Olur mu sevgi diye
Izdıraba sarılmak
Bu yol mutluluk yolu
Tek çaremiz ayrılmak

Sevmemiştim kimseyi
Seni sevdiğim kadar
Çekmemiştim kimseden
Senden çektiğim kadar
Olur mu sevgi diye
Izdıraba sarılmak
Bu yol mutluluk yolu
Tek çaremiz ayrılmak

Bırak artık kaderimle
Kendi halime beni
Vazgeçelim bu sevgiden
Unutalım her şeyi
Severek ayrılalım
Aşka hasret kalalım
Eğer mutlu olursak ah
Yeniden barışalım
Yeniden barışalım


    Severek Ayrılalım  adında Cüneyt Arkın'ın bir filmi de varmış. Üşenmedim, oturdum onu da seyre...
    
    Film Bitti.

    Severek Ayrılalım.. Bıraktım kaderime, aşkımızın sonunu, aradım bulamadım, Mutluluğun yolunu.. Arkadaşlık üzerine, Aşkı, evliliği ve tek eşliliği kutsamanın cenderesinde,  nefse uymanın, bir anlık boş bulunmanın insanları sürüklediği trajedinin hikayesi. Fena değil. Yıllar var ki bir Türk Filmini oturup sonuna kadar izlememiştim. Yine aylar var ki bir müziği gönülden hissederek dinleyemiyordum. 

    Hasılı kelam bahsettiğim yazılardaki veda havası bana "ayrılık sevdaya dahil" dedirtti, yazmaya heves edişimle, "Kavuşmak sanki değil" diyerek yeni bir başlangıç yapalım istedim. İnşaallah. Dünya ve Türkiye siyaseti, ekonomiden hukuktan, edebiyata, film ve dizilerden, şiir ve şarkılardan, acılar ve güzelliklerden, ölümden ve hayattan, Türkiye'den, Çin'den Maçin'den, Amerika'dan, İran'dan, İslam Dünyasından, rüyalar ve kabuslardan, dinden, şeriattan, barıştan, savaştan, yeni dünyadan, eski dünyadan, canavarlardan, tarihten, insan meselelerinden bir KÖŞE AÇALIM..
    
    Köşe bucak kaçalım, arayalım, bulalım. Bismillah. Eyvallah. 26.03.2026

Yorumlar