Yusuf AKGÜL MILLI DIRENIS DESTANI
05 Mart 2010, Cuma 15:02:46
Yusuf AKGÜL
ISTIKLAL MARSI:MILLI DIRENIS DESTANI...
GIRIS
Bundan 89 yil önce, 1921 yilinin 1-12
Mart günleri arasinda, Büyük Millet Meclisinde çok önemli bir kararin oylamasi
yapildi. Büyük Türk milleti adina, halkin temsilcisi olan milletvekilleri,
milletimizin hak ve hürriyet isteyen duygularina tercüman olan Istiklal
Marsiadli eseri, milli mars olarak
kabul ettiler.
Sözlerini Mehmet Akif Ersoy’un yazdigi bu
eserin ilk 2 kitasini mars olarak 89 yildir, her defasinda da büyük bir inanç
ve heyecanla okuyoruz, husu içinde dinliyoruz. Ilk kelimesi“Korkma!” ile baslayan Istiklal Marsimiz;
“Hakkidir hür yasamis bayragimin hürriyet
Hakkidir Hakk’a tapan milletimin
istiklal…”
dizeleriyle
tamamlaniyor.
Dünyanin süper güçlerinin emperyalist
emellerle topraklarimizi isgal ettigi, Türk insanini esaret zincirlerine mahkum
etmeye kalkistigi; buna karsilik, halkimizin hak ve hürriyet arayan, bu sebeple
topyekün bir milli kurtulus mücadelesi verdigi o karanlik ve karamsar günlerde
Istiklal Marsimiz, milli uyanis ve sahlanisimizin sembolü olmustur.
Istiklal Marsiyla Türk milletine azim ve
heyecan vermek üzere “Korkma!” diye seslenen sair, “Yurdumuzun üstünde tüten en
son ocak sönmeden, bu semalarda dalgalanan ayyildizli bayragin inmeyecegi”ni
bütün dünyaya ilan ediyordu.
“Bayrak inmez. Ezan dinmez. Ocak
sönmez.”diyordu…
Istiklal Marsi, Türk milletinin hukuki
temsilcisi olan milletvekillerinin ortak irade buyurduklari milli bir mutabakat
metni, yani toplumsal bir sözlesmedir. Ayyildizli bayragimizin mavi göklerde
dalgalandigi gibi, milli ruh ve suur da, Istiklal Marsimizla Türkiye
topraklarinda dalga dalga yayilmis, “medeniyet” denilen tek disi kalmis
canavara karsi çelik bir duvara dönüsen imanli gögüsler, Müslüman Türk yurdunu
alçaklara teslim etmemistir…
Istiklal Marsinda,“Çatma kurban olayim çehreni ey nazli hilal!”
diyerek bayraga, “Arkadas!” diyerek vatan savunmasindaki kahramanlara seslenen
M.Akif Ersoy; “Kim bu cennet vatanin ugruna olmaz ki feda..” derken de adeta günümüz
geçligine seslenmektedir…
Milli mars yarismasi açildigi zaman tek
sart, “Milli mücadelenin ruhunu ifade ve terennüm etmesi” idi.Türk genligi demilli ruh ve heyecani Istiklal Marsinda
bulmaktadir.
Milletleri yasatan ve gelecege tasiyan en
önemli unsur, vatan sevgisi ve vatani savunma duygusudur. Mustafa Kemal'in
Cumhuriyeti ve Türkiye’nin gelecegini emanet ettigi Türk gençligi, Istiklal
Marsindaki milli ruhu ve heyecani yakaladigi, çagdas vasitalarla isledigi
oranda görevini yerine getirmis olacaktir.
Istiklal Marsimizin seksen dokuzuncu
kabul edilis yildönümü vesilesiyle,sesleniyor ve diyorum ki:
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk
milleti sonsuza kadar hür ve bagimsiz olarak yasayacaktir.”
Istiklal Savasi’nin bütün siddetiyle
devam ettigi 1921 yilinin ilk aylarinda, ülkemizi kavuran siyaset ve savas
hayatinin içinde bir de sanat firtinasi düsmüs; Ankara’da büyük bir
fedakârlikla çalismalarini sürdüren Büyük Millet Meclisi’nde bir Istiklal Marsi
yazilmasin hususunda egilim ortaya çikmisti.
Bu istek üzerine Milli Egitim Bakanligi
tarafindan, bir bütün halinde milletimizin baslattigi Milli Kurtulus
Hareketinin önemini ve yüceligini dile getirerek kahramanligini
destanlastiracak bir milli mars yazilmasi için yurt çapinda bir yarisma açildi.
Birinciligi kazanacak eser de, o zamanin
parasiyla 500 TL’ si ödül verilecegi ilan edildi.
Belirtilen süre içinde yarismaya 724 eser
katildi. Yazilan marslarin hepsi de milli duygulara dayanilarak kaleme
alinmistir, fakat hiçbiri milletin duygularini tamamiyla dile getiremiyordu.
Devrin Milli Egitim Bakani Hamdullah
Suphi Tanriöver, gelen eserler arasinda Mehmet Akif Ersoy’a ait bir siirin
olmadigina isaret eder.
O, böyle bir marsin ancak M. Akif Ersoy
tarafindan yazilabilecegine inanmaktadir. Bu yüzden bütün gözler ondaydi, fakat
o nedense bu yarismaya katilmamisti.
Bu husus el altindan soruldu. Ankara’nin
acimasiz soguguna karsi kisi paltosuz geçiren sairin yarismaya katilmayis
sebebi, kazanacak olan esere para mükâfati verilecek olmasiydi.
M. Akif, ucunda para ödülü olan bir
yarismaya nasil giderdi ki! Milletinin kurtulacagini, hürriyete kavusacagini
para karsiliginda mi söyleyecekti!
Bunun üzerine H. Suphi Bey, M. Akif’i ikna
etmesi için Balikesir Milletvekili Hasan Basri Çantay ile görüstü. M. Akif
ancak yakin dostu ve çalisma arkadasi H. Basri Çantay tarafindan ikna
edilebilirdi.
H.Suphi Bey, M. Akif’e bir mektup yazarak,
asil endisesinin gerektigi her seyi yerine getirecegini, yarismaya istirak
buyurmasini ondan rica etti.
H.Suphi’nin mektubu sonucunda, ayrica
H.Basri Çantay’in da araya girmesiyle ikna olan ve yarismaya katilmayi kabul
eden M. Akif Ersoy, Ankara’daki Taceddin Dergâhi denilen sade ve konforsuz
mekanda 17 Subat 1921’nden itibaren Istiklal Marsini yazmaya basladi ve 10
kitadan olusan eseri, 14 günde tamamlandi.
23 Nisan 1920’de açilan Büyük Millet Meclisinin
ikinci çalisma yili 1 Mart 1921’
basladi. Büyük Millet Meclisinin toplantisina baskanlik eden Gazi Mustafa
Kemâl, açilis nedeniyle yaptigi konusmada su cümleleri sarf etmisti:
“Arkadaslar artik yeis ve keder dolu
günlerimiz çok geride kaldi. Esarete karsi çocuklarini isyana davet eden
ecdadin sesi, kalplerimizin içinde yükseldi; bizi son kurtulus mücadelesine
davet etti. Memlekete kurtulus ve hakikat yolunu göstermis ve bütün milleti
istiklal bayragi altina toplamis yüce Meclisimiz ikinci çalisma yilini
girerken; bu, ufkunda gelismeye baslayan isiklarin, büyük felaketler görmüs
bahtsiz vatanimizda hayirli bir safak olmasi için dua ediyorum.”
Gazi Pasa’nin bu heyecan dolu sözleri
Büyük Millet Meclisini alkislarla çinlatirken, Balikesir Milletvekili H.Basri
Çantay’in önergesiyle, H. Suphi Bey’den mars yarismasina katilan eserlerden
birinin okunmasi istenir.
Kürsüye gelen Milli Egitim Bakani H. Suphi
Bey, yarismaya katilan eserlerden sadece 7 tanesinin kayda deger oldugunu,
bunlarin içinde M. Akif Ersoy’a ait bir eser bulundugunu belirtir.
Ve tok sesiyle tek tek 41 misralik siirin
tamamini okur. Milletvekillerinin çilgin alkis ve tezahüratlari arasinda
heyecan son haddini bulmustur. Salon inlemektedir.
Bu sirada Meclis’in ön siralarinda bulunan
M. Kemal Pasa gözleri dolu dolu alkisliyordu. Mehmet Akif Ersoy ise
mahcuplugundan yüzünü kollarinin arasina gizlemis, siranin üzerine kapanmisti.
I stiklal Marsi’nin on kitasinin
okunmasindan sonra “Milli Mars” olarak kabul edilmesi için Balikesir
Milletvekili H. Basri Çantay ve Bursa Milletvekili Emin Bey tarafindan Meclise
bir önerge verildi. Yapilan oylama sonucunda eser büyük bit çogunlukla milli
mars olarak kabul edildi, adina da “Istiklal Marsi “ denildi.
Istiklal Marsimizin tamami genel istek
üzerine H. Suphi Bey tarafindan tam dört kez okunmus ve Millet Meclisi üyeleri
ayakta dinleyerek çilginca alkislamislardir.
Böylelikle milli mars olarak kabul edilen
eser, devrin edebiyat dergilerinden Sebil-ür Resat’ta “kahraman ordumuza”
ithafen yayinlanmis ve büyük yanki uyandirmistir.
Mehmet Akif Ersoy bu eserini Türk
milletine hediye ettigi için, ‘bu benim degil milletimin eseridir’ diyerek
Safahat adli siir kitabina koymamis, aldigi para ödülünü de hayir kurumlarina
bagislamistir.
Istiklal Marsimiz dünyada iki kez
bestelenen tek milli marstir. Eser milli mars olarak kabul edildikten sonra
bestelenmek üzere beste yarismasi açildi. Ancak bu, Kurtulus Savasi’nin
siddetlenmesi üzerine gerçeklesemedi.
Cumhuriyet’in ilanindan sonra Milli Egitim
Bakanliginda yapilan bir toplantida yarismacilarindan Ali Rifat Çagtay’in
çalismasi birinci seçildi. Bu ilk beste, alti ay icra edildi.
1930 yilinda bu beste degistirildi ve
Türkiye’de ilk klasik orkestrayi kuran Osman Zeki Üngör’ün bestesi kabul
edilerek çalinmaya baslandi.
Yurdumuzun düsman isgaline ugradigi o
karanlik günlerde ümidin, sömürgecilige karsi durusun, vatan sevgisi ve Türkün
özgürlük askinin sembollesmis bir ifadesi olan Istiklal Marsimiz;
hürriyetimizin, milli mücadele azmimizin ve mukaddesatimizin teminati olarak
ebediyen yasayacak ve yasatilacaktir.
1 Mart 1921 tarihi Büyük Millet Meclisi
toplantisinda benimsenen Istiklal Marsimizin kabul karari, 12 Mart 1921 tarihi
Resmi Gazete’de yayinlanarak yürürlüge girmistir.
O tarihten bu yana milletimizin hak ve
hürriyet isteyen sesini dünyaya haykiran, masa basinda degil bizzat yasanarak
yazilan ve bütün ruhuyla hissedilen bir Istiklal Marsimiz vardir.
Mehmet Akif Ersoy’un hasta yataginda
kendisini ziyarete gelen ögrencilere dedigi gibi, en büyük dilegimiz:’Allah’in
bu millete bir daha Istiklal Marsi yazdirmamasi”dir.’
Istiklal Marsimizin kabul edilisinin 89.
yildönümü vesilesiyle; Hasan Basri Çantay’i ve hususen milli sairimiz Mehmet
Akif Ersoy’u rahmet ve sükranla aniyoruz. …