| Yusuf AKGÜL
HAZIR CEVAPLAR
TARIHE DAIR HAZIR CEVAPLAR..
SIR SAKLAMAK
Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanli Padisahi gibi devletin selameti için sefer hazirliklarini gizli tutarmis. Bir keresinde vezirlerinden biri israrla seferin yapilacagi ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
-“Sen sir saklamasini bilir misin?” diye sormus. Vezir, Yavuz’dan cevap alacagi ümidiyle:
-“Evet hünkarim, bilirim” dediginde, Sultan Yavuz cevabi yapistirmis:
-“Ben de bilirim!”
ÇANAKKALE IÇINDE
Ingiliz garson, Türk müsteriye;
-“Çanakkale'de çok askerimizi öldürdügünüz için sizleri pek sevmeyiz” deyince, bizimkinden gayet sogukkanli bir sekilde su cevabi almis:
-“Orada sizin ne isiniz vardi?”
VELÂYETIN GÖRDÜGÜ
Fatih Sultan Mehmet, çocuklugunda biraz yaramazlik yapinca, babasi olan 2. Murat Han:
-“Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz” diye çikisir.
Orada bulunan ve velâyet sirriyla kalp gözü açik olan Aksemseddin Hazretleri hafifçe gülümseyerek söyle der:
-“Peder ne der, kader ne der!”
HZ. ADEMIN MIRASI
Fatih Sultan Mehmet,adamlariyla gezerken, yanina sokulan dilenciye bir altin vermis.
Dilenci parayi alinca:
-“Aman Sultanim!” demis; “Koskoca bir padisah, kardesine bu kadar para verir mi?”
Fatih Sultan Mehmet, nereden kardes oldugunu sorunca, dilenci:
-Ikimiz de Hazreti Adem'in çocuklari degil miyiz?” demis; “Elbette kardesiz!”
Bunun üzerine Sultan Fatih gülümsemis ve cevabi yapistirmis:
-“Bu kesfini sakin baskasina söyleme, diger kardeslerimiz de pay isterse, sana zirnik bile düsmez.”
GÖNLÜMÜ FETHETTIGI IÇIN
Fatihe sorarlar:
-“Istanbulu niçin fethettin?”
Cevap verir:
-“Önce o benim gönlümü fethettigi için!”
BÖYLE KORUNUR
Çok degerli olan kitaplarini, bir kütüphaneye vererek millete vakfeden Koca Ragip Pasa, onlarin bakimi için de tanidiklarindan birini memur tayin eder.
Bir gün ansizin kütüphanesini ziyarete giden Pasa, etrafi ve kitaplari toz toprak içinde bulunca cani çok sikilir ve belli etmemeye çalisarak sunlari söyler::
-“Seni tebrik ederim yavrum. Gerçekten de emniyetli bir adammissin. Teslim edilen seylere hiç el sürmemissin, âferin!”
*********
EDEBIYATA DAIR HAZIR CEVAPLAR
YIKA DA GETIR…
Sinasi , Süleyman Nazif ile birlikte yemek yerken, garsonu çagirir ve su ister. Eldivenle el sikisan Sinasi’nin kirden ve mikroptan korktugunu bilen Süleyman Nazif, garsona seslenmeden edemez:
-“Oglum, beyefendinin suyunu yika da öyle getir."
NEYZENI’N NEZAKETI…
Mehmet Âkif, elini yikadiktan sonra, Neyzen Tevfik'in kendisine uzattigi havlunun kirini görünce:
-“Hayir!” diye bagirmis; “Elimi daha yeni yikadim..”.
SUSTURUCU TEDAVI…
Zamane gençlerinden biri, bir toplantida Mehmet Akif’i küçük düsürmeye çalisip:
- “Siz baytardiniz, degil mi?” demis. Akif, istifini bozmadan su cevabi vermis:
- “Evet! Bir yeriniz mi agriyordu?”
NE ALIRSINIZ?
Yahya Kemal bir yokusu çikincaya kadar nefes nefese kalir. Yokusun sonundaki lokantadan bir garson seslenir:
-“Buyrun beyim ne alirsiniz?”
Yahya Kemal tebessümle cevap verir:
-“Evlat, müsaade edersen bir nefes alacagim.”
GÖNÜLSÜZ GÖNÜL…
Abdülhak Hâmid’in evindeki sohbette konu gençlik ve ihtiyarliktan açilir. Yasi geçmis bir hanim, Abdülhak Hamid’e döner ve:
-“Efendim, gönül kocamaz! “der.
Hamid cevap verir:
-“Kocamaz ama kocamis bir vücut içinde oturmak da istemez.”
ÇIKMAYAN MANA…
Mehmet Akif, Baytar Mektebinde müdür muavini olarak çalistigi bir dönemde, muhasebeden gelen bir yaziyi anlayamaz. Yaziyi kaleme alan Salih Efendi’yi aratarak yazida ne demek istedigini sorar.
Salih Efendi:
-“Iki türlü mana çiksin diye böyle yazdik efendim!” cevabini verince, Akif dayanamaz ;
-“Hayret dogrusu,! Biz birini bile çikartamadik!” der
ANLADIGININ ISPATI
Tanidiklardan biri, yazdigi romanin müsveddelerini Neyzen Tevfik’e göstererek fikrini sorar:
Neyzen begenmedigini ifade edince, adam:
-“Iyi ama, Siz hiç roman yazmadiniz ki!”der.
Neyzen Tevfik su cevabi verir:
-“Ben yumurtanin tazesini bayatini iyi anlarim. Ama bu güne kadar hiç yumurtlamadim.”
AKSAM YEMEGI
Yahya Kemâl, dostlarindan birine;
-“Bu aksam yemegi benimle yer misin?” diye sorunca, arkadasi:
-“Hay hay! Çok memnun olurum. Hiçbir mazeretim yok! “der.
Yahya Kemal gülümseyerek karsilik verir:
-“Iyi öyleyse, bu aksam size geliyorum…”
|