banner94

HAYATIMIZDA ÜMİTSİZLİĞE YER YOK!

Allah’a hamd olsun ki ayların sultanı Ramazan’a da yaklaştık.Hem oruçlarımızı tutacak hem de ibadet, dua ve salih amellerimizle Rabbimize daha bir yaklaşmanın gayreti içerisinde olacağız inşallah.

HAYATIMIZDA ÜMİTSİZLİĞE YER YOK!

Allah’a hamd olsun ki ayların sultanı Ramazan’a da yaklaştık.Hem oruçlarımızı tutacak hem de ibadet, dua ve salih amellerimizle Rabbimize daha bir yaklaşmanın gayreti içerisinde olacağız inşallah.

uğur demirbaş
uğur demirbaş
22 Nisan 2020 Çarşamba 21:08
559 Okunma
HAYATIMIZDA ÜMİTSİZLİĞE YER YOK!
banner4

HAYATIMIZDA ÜMİTSİZLİĞE YER YOK!

Dostlarım Merhaba…                                                                                                                  

Allah’a hamd olsun ki ayların sultanı Ramazan’a da yaklaştık.Hem oruçlarımızı tutacak hem de ibadet, dua ve salih amellerimizle Rabbimize daha bir yaklaşmanın gayreti içerisinde olacağız inşallah.

Ancak şu an tüm dünya ile birlikte ülkemizde de salgın bir hastalıkla mücadele edilmektedir. Adına Yeni Coronavirüs Hastalığı (COVİD-19) denilen virüs salgını 2019 yılının son günlerinde Çin'in Hubei Eyaleti'ne bağlı Wuhan şehrinde ortaya çıkmış ve tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Günlük hayatın kalabalık ve hızlı temposu bu virüsün yayılma hızını Çin, İran ve Avrupa ülkelerinde kısa sürede artırdı.

Türkiye'de ilk vaka 11 Mart'ta görüldü. Devlet yetkililerimizin aldığı tedbirler, virüsün ülkemize girişini üç ay geciktirmiştir. Ülkemizde ilk vakaya rastlanmasının ardından bazı yeni tedbirler de uygulamaya sokuldu.

Kalabalık ortamların virüsün yayılma hızını artırması ve insanları kısa sürede etkisi altına alması sebebiyle ülkemiz genelinde tüm organizasyon ve toplantılar iptal edilmiştir. Beş vakit namaz ve Cum’a namazının cemaatle kılınması da risk taşıdığı için camilerimizde ki toplu ibadete bir süreliğine ara verilmiştir. Ramazan ayında da bu durum devam edecektir.

“TEMAS, İZOLASYON VE MESAFE” olarak belirtilen üç ana hususa riayet edilmesi, bizlerden istenen en önemli husustur. Bunun gerçekleşebilmesi için de “EVDE KAL TÜRKİYE” sloganı ile herkes, evinde kendi izolasyonunu sağlamaya davet edilmiştir. Kısaca kendi TİM’imizi  (Temas-İzolasyon-Mesafe) kendimiz kuracağız.       

Tüm dünya bugüne kadar böyle bir durumu ilk defa yaşandığı için ilk etapta hepimizde bir şaşkınlık meydana gelmiştir. Ama şunu unutmayalım ki Allah’ın bizlere vermiş olduğu can ve sıhhat, emanettir. Dinimiz ibadetlerin yapılabilmesinde sağlığa önem vermektedir. Kendi sağlığımızı korumak, hastalanmış isek tedavimizi olmak ne kadar gerekli ise başkalarının sağlığını zora sokmak da o kadar vebali olan ve kul hakkı içeren bir durumdur. İşte bunun için alınan tedbirlere uymamız hem şahsımız ve ailemizin sağlığı hem de toplum sağlığı için büyük önem arzetmektedir.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde, “İnsanoğlunun kıymetini bilemediği iki nimet vardır ki bunlar sağlık ve boş vakittir”buyurmaktadır. Bu nedenle sağlığımızın kıymetini bilmeliyiz ve korumalıyız.Bunun içinde Sağlık Bakanlığımız tarafından belirlenen “Corona Virüsten korunmanın 14 kuralına”  harfiyyen uyalım ve titizlikle uygulayalım.Bunu yapmakla bizim sağlığımız için gece gündüz demeden özveri ile hizmet veren Sağlık çalışanları, Vefa Destek faaliyeti yürüten Emniyet teşkilatı mensupları Belediyeler ve Din Görevlilerinin işlerini kolaylaştırmış oluruz. 

Gelelim “Vakit”  nimetine. Manevi rahmet, bereket, zikir, tefekkür ve şükür ayı Ramazan’ı karşıladığımız şu günlerde işin tefekkür, zikir ve şükür yönüne bakalım. Malumunuz Ramazanda minarelere âyet meali, hadis-i şerif ve güzel sözlerden oluşan yazıların olduğu mahyalar asılır. Şimdi bu Ramazan, gönül mahyalarımıza “EVDE KAL TÜRKİYE”  ve “HAYAT EVE SIĞAR”ı da ilave edecek ve ona göre bir Ramazan yaşayacağız.

Sosyal hayattan biraz mahrum kalmamız, evlerde kalacağımız sürenin uzun olması belki bize biraz tuhaf gelebilir. Şunu unutmayalım ki sadece bizde değil tüm dünyada hayat nerede ise durma noktasına geldi. Şunu belirteyim ki Yüce Rabbimiz “ … Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu sevmezsiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz” (2/Bakara;216) buyurmaktadır.                                                                                                           Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) de bir hadislerinde, “Mü’minin durumu gıpta ve hayranlığa değer. Çünkü her hali kendisi için bir hayır sebebidir. Başına sevinilecek bir şey gelse onunla mutlu olur ve şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir bela gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur” müjdesi vermektedir (Müslim, Zühd,64).                                                

İki kısım insan vardır. Bir kısmı önüne çıkan fırsatı krize çevirir, diğer ise kriz halini bile fırsata dönüştürür. İşte bizler mü’min ve Müslüman olarak her daim olumsuz gibi gözüken hali bile fırsata ve nimete çevirmenin gayreti içerisinde olanlardan olmalıyız. Hayatımızda karamsarlığa ve ümitsizliğe yer vermeyeceğiz. Her zorluğu aşmamda bana yardım edecek olan bir Rabbim var diyerek O’na yöneleceğiz. Şöyle düşünelim: “Rabbim bana bir vesile ile fırsatlar veriyor ve bunu da Ramazanda sunuyor. Bugüne kadar yaptığım iyi şeyleri, yapmak isteyip yapmadıklarımı ve yapamadıklarımı, yaptığım yanlış şeyleri düşünmem ve gözden geçirmem için, bana özel zaman tahsis etti. Eşime ve çocuklarıma daha yakınım. Onların yirmi dört saatlerini daha iyi gözlemleme ve ilerisi için iyi şeyler planlama fırsatı yakaladım, vesaire, vesaire…” Bu listeyi uzatabiliriz. Herkesin listesi kendine özeldir vesselam!

Ben şimdi hoş görünüze sığınarak Ramazan için bazı tekliflerde bulunmak istiyorum;     * Peygamberimizi düşünelim. Henüz peygamberlik verilmeden önce Hira dağına çıkıyor, toplumdaki olumsuzlukların nasıl düzeleceği konusunda tefekkür ediyordu. Yine bir Ramazan ayında ve Hira’da “Oku, Seni yaratan Rabbinin adıyla” âyetiyle Kur’an-ı Kerim nazil olaya başlandı ve Hz. Muhammed(a.s.)’e peygamberlik verildi.           Evimizde kalmayı Hira’ya benzetelim ve tefekkür, zikir ve ibadetle meşgul olalım. Kur’an okumasını bilmeyen kardeşlerimiz Kur’an’ı öğrenmeye başlasınlar. Diyanet Tv. de bununla ilgili dersler verilmektedir.  Kur’an okumasını bilen-bilmeyen her kardeşim Kur’an-ı Kerim’in mealini okumalıdır. Evimizde ailecek mukabele okuyalım. Ayrıca Diyanet Tv. deki hatim okumalarını da takip edebiliriz.

* Sağlık için ellerimizi ve yüzümüzü iyice yıkamamız gerekmektedir. Bugüne kadar namaza biraz mesafeli davranmış olan kardeşlerimiz yıkamaya diğer abdest azalarını da ilave ederek beş vakit namazımızı kılmaya başlamak ve bunu devam ettirmek için bunu fırsat bilebilirler.  Vakit namazlarımız ve Teravih namazlarımızı evimizde sosyal mesafe kuralına uygun bir biçimde ailece cemaat halinde kılabiliriz. Böylece evimizi mescide çevirmiş, camide cemaat özlemimizi bir parça olsun gidermiş oluruz.

* Tüm dünyada bu virüsle mücadele de bilimsel çalışmaların yanısıra manevi moral ve motivasyona yönelik faaliyetlerde yapılmaktadır. Bu kapsamda Avrupa ülkeleri ve Amerikan senatoları ve kiliselerinde Kur’an-ı Kerim okutulmakta, minarelerden ezanların açıktan okunmasına müsaade edilmektedir.                                    İnsanlığın İslam’a ve Müslümanlara ilgi ve ihtiyaç duyduğu şu zaman diliminde örnek bir Müslüman sorumluluğu taşıdığımız bilincinde olmalıyız.  Bunun için Peygamberimizin hayatı, İlmihal, Hadis-i Şerifler ve güzel ahlâk konularını içeren, düşüncemizi arındıracak kitaplarokuyalıyız.                

*  Her yaştan kişilerin evde olacağı bu Ramazan günlerini eğlence ve boş işlerle heba etmeyelim. Çok izlenme uğruna gereksiz ve kafa karıştırıcı programlar yerine yine her yaş grubuna hitap eden, eğitici ve öğretici, Ramazan ayını daha bereketli hale getirecek yayınlar ve sohbetler yapan Diyanet Tv.’yi izlemeye gayret gösterelim.                                                                                                                                          

*Sağlık için sosyal mesafe kuralına riayet ederken İslâm’ın hoş görmediği, mekruh ve günahlar ile de aramıza mesafe koyalım. Ve buna hayatımızın kalan kısmında da riayet edelim.                               

* Evde kaldığımız bu süre içerisinde fakirleri, hastaları, yaşlıları, yetim ve öksüzleri unutmayalım. Telefonla arayarak hatırlarını sorup gönüllerini alalım. Muhtaç olanlara maddi yardımlar yapmaya devam ederek, unutulmadıklarını gösterelim.                                                                                                              

* Şahsımız, âilemiz, milletimiz, İslâm ümmeti ve insanlığın hayrı için dualar edelim. Yapılan dualara, âminlerimizle iştirak edelim.                                               

* Niyetlerimiz de iyilik için, amellerimiz de iyilik için olsun.                                                                                                         *Ramazan ayı ile Oruç, beden ve ruhumuzun eğitildiği bir okuldur.                                                                                                                                                                                                               Başlıyor Ramazan okulu.İlk ders Teravih. Evlerimizden semaya yükselsin Tekbir ve salavat sesleri.                                                                                                                                                       Ramazan-ı Şerifimiz Mübarek olsun.                                                                                                                                                                                                                                Selam ve dua ile.                                                                                                                                                                                                                                                        “ EVDE KAL KIZILCAHAMAM, EVDE KAL TÜRKİYE ”

                                                                                                                                                                                                            22.04.2020

                                                                                                                                                                                            Murat ÖZDEMİR                                                                                                                                                                                                                                                                                            Milli Park Camii İmam-Hatibi                                                                                                                                                                                                                                                                                                       Kızılcahamam/Ankara

               

                              

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ARİF ER 2020-04-25 16:36:38

Allah Razı olsun Hocam...

Avatar
yasin 2020-05-09 02:49:59

cok saol hocam agzina saglik aminnn

banner89

banner79

banner78

banner83

banner90

banner26