banner94

Merhabalar

Artık her hafta ülkemiz ve dünyanın başta futbol olmak üzere en önemli spor olaylarını bu köşede siz değerli Soğuksu Haber okuyucuları ile paylaşacağım.

Ligde mağlubiyet nedir unutan lider Başakşehir, bu hafta da tek farkla galip geldi. En önemli avantajı kalesini gole kapatmak olan Başakşehir için acaba o sene bu sene mi?  Bence yine de zor. Çünkü ligin bu zamanlarını hep iyi götüren Başakşehir, kendisi için zamanla önemli hale gelen maçları yıllardır hep kaybeder. Ancak bu yılın önceki sezonlardan temel farkı hepimizin malumu 3 büyüklerin kötü oyunda birbirleri ile yarışmaları.

Son haftalarda yaşadığı sakatlıklar ve aldığı cezalara rağmen Galatasaray, haftayı aldığı farklı deplasman galibiyetiyle kapatmayı başardı. Tabi ki bu farkın oluşmasında evinde sadece 2 galibiyet alabilen ve bu yıl formsuz olan Kayserispor’un da büyük etkisi var. Ligde 3 maçtır kazanamayan, şampiyonlar liginde istediği sonuçları alamayan Galatasaray bu maçta da iyi bir sonuç alamasaydı milli araya kriz ortamında girebilirdi.  

Bu sezon Gomis’i arayan Galatasaray, gollerini genelde defans oyuncularının katkısıyla atarken bu maçta devşirme forveti Onyekuru (2) ve oynadığı 151. Lig maçında 3. golünü atan sol beki Ömer Bayram’la sonuca gitmeyi başardı. 4-6-0 ‘a sıkışan yapısı ile orta sahada topa iyi yön verememesi bana göre Galatasaray’ın temel sorunu.

Bakalım ligde 2. Sırada bulunan sarı kırmızılılar, tecrübeli hocasıyla milli aradan sonra ki zorlu fikstüründe neler yapabilecek.

Tarihinin en kötü sezon başlangıcını yapan Fenerbahçe ise evinde konuk ettiği Alanyaspor’u 2-0 yenerek şimdilik en azından nefes aldı. Ali Koç ile uzun yıllar büyük başarılara imza atacağını düşündüğüm Fenerbahçe için bu geçiş yılı sıkıntılı olacak, ancak sezonu en az kayıpla bitirmesi önemli. Finansal yapısı oldukça kötü durumda olmasına rağmen ciddi takviyelere ihtiyacı olan takım, teknik direktör arayışını Koeman’ın iyi performansıyla şimdilik gündemden düşürmüş görünüyor.

Alanyaspor maçında ise birbirinden farklı iki Fenerbahçe izledik. İlk yarı rakibini sürklase eden, bu sezon alışılmışın aksine bir Fenerbahçe, ikinci yarıda ise oyunu kendi sahasında kabullenen Fenerbahçe.

En önemlisi ise Fenerbahçe, ligde 6 maçın ardından kazanarak, milli araya moralli girmeyi başardı.

Beşiktaş ise Sivasspor’la Dolmabahçe’de karşılaştı. Bu sezon nerdeyse tüm maçlarında gol yiyen Beşiktaş bu mücadelede 2-1 yenildi ve son 4 maçta 3. mağlubiyetini aldı. Maçta takımların birer golü VAR sisteminin ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. Beşiktaş’ta ki bana göre temel sorun artık takımda misyonunu tamamlamış ve yaşı ilerlemiş futbolcular olması. Bu oyuncuların isteksizliğine, Oğuzhan gibi büyük beklentiler olan oyuncuların formsuzluğu eklenince ligde Kara Kartal 7. Sıraya kadar düştü. Milli aradan sonra 4 haftada 2 derbi oynayacak ola Beşiktaş için tünelin ucu karanlık görünüyor.

Öte yandan şehrimizin takımlarından Gençlerbirliği 1. Ligde ilk mağlubiyetini 12. Haftada Baltok Balıkesirspor’dan aldı. 3-1. Takımımızın ligin bitmesine haftalar kala Süper Lige tekrar döneceğinden şüphem yok.

Dünya futbolunda ise haftanın en önemli maçı Manchester derbisiydi. Lige istediği gibi başlayamayan Mourinho’nun öğrencileri, bence PSG ile birlikte Dünya standartlarının üzerine çıkan iki takımdan biri olan şehrin mavililerine konuk oldular. Kazanan takım 3-1 ile City olurken, birkez daha Premier Lig’in en önemli şampiyon adayı olduklarını gösterdiler.

Bundesliga’da ise temel soru Bayern’in hegomanyası bu yıl bitiyor mu? Bu hafta lider Dortmund’la oynayan Bayern sahadan 3-2 yenilgiyle ayrılarak, liderin 7 puan gerisine düştü. Avrupa’nın en yüksek seyirci ortalamasına sahip takımı olan Dortmund’un şampiyonluğunu istesem de, Bayern’in son haftalara kadar bu yarıştan kopmayacağı düşüncesindeyim.

Ve basketbol,

NBA de bu sezon hücum sürelerinin son derece azaldığı ve daha ilk yarıda 100 sayıların aşıldığı onlarca maçla başladı. Takımlar şu ana kadar hemen hemen 10-12 maç yaptı ve oynadıkları harika basketbolla aralarından sıyrılan doğuda Toronto ve Milwaukee ,batıda ise her sene olduğu gibi Golden State yanında ise Denver ve  Portland oldu.

Temsilcilerimiz içinse Bucks formasıyla Ersan belki kariyerinin en mutlu günlerini geçiriyor. Furkan’ın Sixers’da kadroda düşünülmezken forvetlerini takaslayan takımda belki kendini gösterme ihtimalinin doğması iyi bir fırsat, Cedi’nin ise Lebron’un ardından çöken Cleveland enkazını tek başına taşıyamaması bir hayli üzücü. Umarım Furkan için bir mucize olur ve potansiyelini gösterebileceği bir takıma takası gerçekleşir, keza Cedi içinde kendini geliştirme olanağı bulabileceği bir sürece girer.

Ülke basketbolumuz için son yılların yakalanan altın jenarasyonun baş aktörlerinden olan bu oyuncularımızın kendi seviyelerini arttırarak gitmeleri ülkemiz için de çok önemli.

Ligimiz de ve Euroligde yoluna tek mağlubiyetle devam eden Fenerbahçe tüm kulvarlarda şampiyonluğun en büyük adaylarından olduğunu henüz sezon başında gösterdi.  Güçlenen kadrosuyla Anadolu Efes ve Tofaş bu yıl Fenerbahçe’nin en büyük rakipleri. Beşiktaş playofflara girebilir ancak Galatasaray’ın playofflara girmesi bile zor bu yıl.

İlerleyen haftalarda tabi ki sizlerin de yorumlarınız doğrultusunda NBA ve ülkemiz basketbolu ile ilgili daha detaylı yazılar yazmaya gayret edeceğim.

HAFTANIN OLAYI

Bu hafta alkışların en büyüğü şehrimizin takımı Ankaragücü rakibi Konyaspor ve Antalyaspor’a !!

Bu hafta istediği sonucu alamasada, son haftalarda ki galibiyet serisi Ankaragücü’nü ligde istediği yerlerde tutmaya şimdilik yetecektir. 10 Kasım’da oynadığı Konyaspor maçına göğsünde Atamızın imzasıyla çıkan Ankaragücü, taraflı tarafsız herkesin takdirini toplamıştır. Böylesine ince bir düşünceye imza atan ve öncülük eden kulüp yönetimine buradan sevgi ve saygımı iletiyorum.

Konyaspor’da kolunda Atatürk resmi, Antalyaspor ise göğsünde Atatürk resmi ve imzasıyla maçlarına çıkarak çok önemli farkındalık yarattılar ve Atamıza olan sevgimizin, her yıl artan özlemimizin ligimizde bu yıl temsilcileri olmuşlardır.

HAFTANIN SÜRPİZİ

Haftanın sürprizi ise La Liga’dan geldi. Bu sezon 5 deplasmanda 1 gol atabilen Real Betis, Barcelona’yı deplasmanda 4-3 yenerek haftanın sürprizini  gerçekleştirdi. Messi’nin 2 golü Barcelona’ya yetmesede, Katalanların Real Madrid’in formsuzluğu nedeniyle  bu yıl ipi rahat göğüsleyeceğini düşünüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner98

banner78

banner49

banner93

banner95

banner83

banner90

banner92

banner26